TÜRKİYE'DE YAYINCILIĞIN HAFIZASI PROJESİ NEDİR?

Yayıncılık dünyası, içinde kültürel, sosyal taşıyıcıları barındırmasının yanı sıra iktisadi bir döngü ve düşünsel bir evredir. Türkiye’de yayıncılık, üzerinde düşünülen, farklı yönleriyle konuşulan bir alan olmasına rağmen yayın faaliyetlerinin düşünsel süreçlere etkisi üzerine pek çalışma yoktur. Bu bağlamda akademik yazında yayıncılığın kendine has bir tarihi pek yer bulmamıştır. Matbuat aleminden bahsederken kitap, dergi, gazete gibi birbiri ile iç içe olan farklı alanlardan söz ediyoruz. Bu malzemenin üretilmesinde en önemli rolü üstlenen yayıncılar, yayın faaliyetlerinin kümelendiği mekanlar ve etkileşimler Türkiye düşün dünyasının en renkli havzası olma özelliğindedir. Yayıncılık faaliyetleri, içinde fikrin gelişimini barındırdığı gibi, bu faaliyetlerin yapıldığı mekanların sosyolojisini de etkilemektedir. Yayıncılık bizzat basılı materyal üretimi sağladığı için alanla ilgili yapılan çalışmalar da bu basılı malzemeler üzerinden okunmaktadır. Oysa bu faaliyetleri gerçekleştiren yayıncıların Türkiye kültürel iklimine katkılarını gösterecek çalışmalar oldukça eksiktir. Yayıncılık dünyasının nasıl şekillendiği ve bunu oluşturan kişilerin nasıl bir havza oluşturduğu aydınlatılmış bir mesele değildir.


1980 sonrasında yaygınlaşan, görünür hale gelen ve önemli çıktılar veren yayıncılık alanı Türkiye’nin hem siyasal hem de kültürel mekanlarını oluşturmuştur. Kitleler resmi kurumlardan ziyade bu sivil alanlarda birleşmiş ve buralar düşüncenin yeşerdiği mekanlar olmuştur. Bu anlamda TYH ile Türkiye’deki yayıncılık alanının yapı taşları, bu mekanların kurucu veya müdavim şahsiyetlerinin tanıklığı üzerinden incelenecektir.


Türkiye yayıncılığı ürettiği yayınlarla, oluşturduğu hafıza mekanlarıyla, kişisel algı ve deneyimlerle; bilinci, kişiliği ve anıları dönüştüren bir havzadır. Yayıncılık dünyasında önde gelen şahsiyetlerin bu alana dair hafızaları, içinden geçtikleri ve şekillendirdikleri dönemi farklı veçhelerden aydınlatacaktır. Sözlü tarih görüşmeleri ile farklı inceleme alanları oluşturacak bu proje, Türkiye akademisi ve aydınlarının bu alandaki çalışmalarına katkıda bulunacaktır. Bu anlamda projenin öncelikli muhatapları Türkiye’nin düşünen ve geçmişin bilgisine objektif bir bakışla yaklaşacak kesimleridir. İnsan tanıklığı ile yayıncılık dünyasının analizini öneren bu proje gerek kişiler ve olaylar, gerek fikirler ve kavramlar gerekse de tarihi seyrin takibi açısından başta tarih alanında olmak üzere, siyaset bilimi, sosyoloji, kültürel çalışmalar vb. alanlarda çalışan araştırmacılar için çok önemli çıktılar sağlayacaktır.